|
|
|
ÜYELİK |
|
|
|
|
|
Ergenlik çağında depresyonun tüm belirtileriyle çıkması çok seyrek
olarak görülür. Ergenlik çağından önce süperegonun (vicdan, üstben)
gelişmemiş olması, çocuğun kendini gözleme ve eleştirme yetisinin
zayıflığı, dışa dönüklüğü, dürtülerin dizginlenmemiş oluşu nedeniyle
durgunluk, çökkünlük, umutsuzluk, kendini suçlama gibi temel depresyon
belirtileri apaçık ortaya çıkmazlar; çıksa da sürekli olmazlar. Başka
bir deyişle, üst benlik, benliği ve dürtüleri tamamen egemenliği altına
alamaz. Genç, depresyona karşı kendini savunmaya girişir. Ortaya üstü
örtülü, dolaylı ya da depresyon eşdeğerleri denen belirtiler çıkar.
Altta yatan depresyon göstergesi olabilecek belirtiler şunlardır: Genç
can sıkıntısı çeker ve tedirgindir; hiç bir işle uzun süre ilgilenemez,
bir uğraştan diğerine yönelir. Ancak sonunu getiremez. İstekle başladığı
bir işten çabuk bıkar; coşku ile bezginlik arasında gider gelir.
Dikkatini yoğunlaştırmakta güçlük çeker; okuduğunu anlamaz "Okuduklarım
kafama girmiyor." der, unutkanlıktan, dalgınlıktan yakınır. Ders
dinleyemez ve başarısı düşer. Bedeniyle uğraşır, yorgunluktan, baş
ağrısından, mide bulantısından, karın ağrısından, uykusuzluktan yakınır.
İlk gençlikte görülen davranış bozukluklarının birçoğunun altta yatan
bir değersizlik, benlik saygısında azalma ve yalnızlık duygularına bir
tepki olarak, geliştikleri belirtilmektedir. Baş kaldırma ve saldırgan
davranışlar, içteki bir güçsüzlük duygusunu örtme çabaları olarak
nitelendirilmişlerdir. Genç, kendinin güçsüz olmadığını kanıtlamaya
uğraşmakta, depresyonla savaşmaktadır. Yalnızlık duygusundan kurtulmak
için insanlardan kaçmak yerine onlara sokulmayı deneyebilir. Aile
ilişkileri çok bozuk olan, evde istenmediğini, sevilmediğini duyumsayan
bir genç, kişisel yakınlığı ev dışında arayabilir. Bu durumda eğer genç,
bir kızsa beğenildiğini, aranıldığını görerek, ilişkilerini çok ileri
götürebilir, sevgi açlığını birine sığınarak gidermeye çalışır. Cinsel
yaklaşmayı sevgiyle karıştırır, ancak aradığını bulamayınca, ya da
cinsel isteklerin doyurulmasıyla sevginin sona erdiğini görünce ve
yüzüstü bırakılınca daha büyük bir çöküntüye uğrar; canına kıymaya
kalkışabilir.
Ailede boşanma, ayrılık, ölüm gibi benlik saygısını azaltan durumlarda
pek çok gencin ilk tepkisi davranış bozukluğu biçiminde olmaktadır.
Gencin, birden umursamaz bir tutum takındığı, derslerine boş verdiği,
okuldan kaçmaya, öğretmenlere karşı gelmeye başladığı, haylaz
arkadaşlara kapıldığı gözlenir. Açıkça ayar tutamayan, depresyon
belirtisi göstermeyen genç, dolaylı olarak depresyonunu aşmaya çabalar.
Kolay arkadaş edinemeyen kimi genç de ilişki alanını daha daraltıp,
yanlış uğraşlara yönelebilir. Hayvan besleyerek tüm gününü onların
bakımına ayırarak, onlarla konuşup severek, depresyona karşı kendini
savunmaya çalışabilir.
|
|