|
|
|
ÜYELİK |
|
|
|
|
|
Kaygı Nedir?
Kaygı, kişinin bir uyaranla karşı karşıya kaldığında yaşadığı, bedensel,
duygusal ve zihinsel değişimlerle kendini gösteren bir uyarılmışlık
durumudur.
Dünyaya geldiğimiz anda bir öğrenme süreci içine gireriz ve bu süreç
yaşamımızın sonuna dek devam eder. Öğrenme, kişinin yaşamını
sürdürebilmesi ve süregelen yaşamdan doyum alması için gerekli tüm
bilgi, eylem ve becerilerin kazanılması sürecidir. Öğrenilenler, kişinin
birikimini (potansiyelini) oluştururken, öğrenilenlerin belli bir amaca
yönelik kullanılması da performansı ortaya koyar. Başka bir deyişle
performans, kişinin akıl, duygu ve davranış düzeyinde daha önceden
kazanmış olduklarının, belli bir durum ve belli bir zaman kesitinde,
eylemsel olarak ortaya konulan şeklidir. İnsanın performansının en iyi
olduğu durum, onun o alanda var olan potansiyelinin tümünü eyleme
dönüştürebildiği durumdur. Ancak çeşitli iç ve dış etkenler nedeniyle
gerçek potansiyelin performansa dönüşmesi zaman zaman güçleşir. Bu
etkenlerden biri yüksek kaygıdır.
Öyleyse herhangi bir alanda başarılı olabilmek için hiç kaygı yaşamamak
mı gerekir?
Hayır!.. Her duygu gibi kaygı da kişinin, yaşamını sürdürebilmesi ve
yaşamdan doyum alabilmesi için gereklidir. Öyleyse amaç, kaygıyı tümüyle
ortadan kaldırmak değil, kaygıya yenik düşmemek ve yaşanılan kaygıyı
belli bir düzeyde tutarak onu kendi yararımız için kullanmaktır.
Normal düzeydeki bir kaygı kişiye, istek duyma, karar alma, alınan
kararlar doğrultusunda enerji üretme ve bu enerjiyi kullanarak
performansını yükseltme açısından yardımcı olur. Örneğin, bir konferans
ya da bir konuşma için yaşadığımız orta düzeydeki bir kaygı, bu
konuşmaya daha iyi hazırlanmamıza ve daha iyi bir performans
göstermemize yardımcıdır. Hiç kaygı yaşamadığımız durumlarda ise,
yapılacak olan işi elden geldiğince iyi yapmak için içimizde bir istek
oluşmadığından sonuç genellikle olumsuz olur.
Yaşanan kaygı çok yoğun ise, kişinin, enerjisini verimli bir biçimde
kullanması, dikkatini ve gücünü yapacağı işe yönlendirmesi engellenir.
Kişi potansiyelini tümüyle kullanamaz ve istenen performansa erişemez.
Kaygımız yükseldiği anda bedenimiz bazı sinyaller gönderir. Kalp
atışlarında hızlanma, terleme ya da üşüme, yorgunluk; solunumda güçlük,
titreme, mide ağrısı, başağrısı bunlardan bazılarıdır. Böyle durumlarda
kullanacağımız bazı yöntemler kaygının başa çıkılabilir düzeye inmesi
için bize yardımcı olabilir.
Sınav
kaygısı, endişe ve yoğun duygulanım
Sınav kaygısı yaşayan ve bu
kaygıyı yaşamayan kişiler arasında ne gibi farklar vardır?
Nasıl üstesinden gelinebilir ?
|
|