CİNSELLİK VE CİNSEL İŞLEV BOZUKLUĞU
Cinsel dürtü ve davranış,
insan yaşamında temel unsurlardır. Günümüzde insan cinselliği konusunda önemli
gelişmeler olmasına karşın çok az sayıda insan cinsellik hakkında doğru ve
yeterli bilgiye sahiptir. Aşk ve cinsel yakınlık iki insan arasında düşünce,
duygu ve davranışın paylaşımıdır. Düşünce boyutu kişinin kendisini bir başkasına
açmak kararı ile başlar; umutları, değerleri, beklentileri, korkularını
paylaşır. Duygusal alanda ise sevgi duyma, koruma isteği, güvenme, düşünme ve
merak etme, karşıdaki kişiyi keşfetme arzusu ön plandadır.
Davranış boyutunda fiziksel yakınlaşma, dokunma,öpme, sarılma, okşama ve cinsel
ilişki vardır. Cinselliğin tanımında akla gelen kelimeler haz, arzu, üreme, aşk
veya yakınlıktır. İlişkiler ve cinsellik insana sevilmeye değer olduğu duygusunu
yaşatır. Bu kadınlığın ve erkekliğin bir açıdan onaylanması anlamına da gelir.
Cinsel roller toplumsal etkenler tarafından kuvvetle desteklenir ve kültür
tarafından belirlenir. Bir toplumda kadın ve erkek arasında güç dengesizliği
varsa, bu cinsel rollere de yansıyacaktır. Cinsellik alnında ortaya çıkan
sorunlarda genelde birden fazla neden söz konusudur. Bu nedenler fiziksel ve
psikolojik nedenler olarak iki başlık altında toplanabilir, ancak birçok durumda
bu iki nedenin bileşkesi biçiminde ortaya çıkar.
Cinsel işlev bozukluğunun psikolojik nedenleri;
Yatkınlık yaratıcı nedenler; Kişinin erken yaşam deneyimi içinde cinsel
zorluklar geliştirmesine yatkınlık sağlayan faktörler olarak özetlenebilir.
Yetiştirilme tarzı, bozuk aile ilişkileri, yetersiz ya da yanlış cinsel
bilgiler, travmatik cinsel deneyim, psikoseksüel roldeki güvensizlik,
içselleşmiş korkular. Başlatıcı nedenler; Cinsel işlev bozukluğu genellikle bir
olaydan sonra ortaya çıkar. Sorunun ortaya çıkışına eşlik eden olaylar;
hamilelik ve doğum, eşler arasında genel ilişki bozukluğu, aldatılma, gerçek
dışı beklentiler, partnerdeki cinsel işlev bozukluğu, rastlantısal başarısızlık,
bedensel hastalıklara duyulan tepkiler ve korkular, yaşlanma, travmatik cinsel
deneyimler ve çok sık olarak rastlanan depresyon, panik bozukluk gibi başka bir
psikiyatrik rahatsızlığı izleyen cinsel işlev bozuklukları sayılabilir.
Devam ettirici nedenler; Herhangi bir nedene bağlı ortaya çıkan cinsel işlev
bozukluğunun sürmesine neden olan psikolojik nedenlerdir. Bunlar; yeterli
performansa sahip olamayacağı kaygısı, başarısızlık korkusu, suçluluk duygusu,
eşler arasında çekicilik kaybı, ilişkide yaşanan uyumsuzluk, yakın olma korkusu,
yetersiz cinsel bilgi, yanlış cinsel inanışlar, kısıtlı ön sevişme, psikiyatrik
rahatsızlıklar, kendini yetersiz tanıma ya da yanlış tanımadır.
Cinsellik alanında yaşanan sorunlar çiftler arasında tartışılamamaktadır. Bundan
dolayı hem eşler cinsel ihtiyaçlarını ve kaygılarını ifade edemezler,hem de her
biri karşısındakinin düşünce ve duygusunu tahminle anlamaya çalışırlar. Bu tür
tahminler ciddi yanlış anlamalara yol açabilir ve cinsel zorlukları daha da
artırabilir; Sorun bir çeşit kör dövüşüne dönüşebilir.
Dr. Serhat Erkişi
Psikiyatrist
